Yılmaz Sarıoğlu


Sarıuşağı Mahallesinden rahmetli emekli öğretmen Hasan ve Sevim Sarıoğlu'nun oğlu Yılmaz (soldaki) diğer adıyla Özdemir'i arkadaşı Recep Altun (kravatlı)  ile birlikte görmektesiniz. Yılmaz, İskenderun Demir Çelik Fabrikasında çalışmaktaydı.


Özdemir Sarıoğlu'nu Kırşehir Endüstri Meslek Lisesi Okul Binasının Önünde Görmektesiniz.

Yenihayat İlkokulu


Kaman Yenihayat İlkokulu 5. sınıf öğrencilerini öğretmenleri Bekir Sarıoğlu ve okulun hademesi Ramazan Göçmen ile birlikte görmektesiniz.

Muzaffer Hatipoğlu


Gördüğünüz bu fotoğraf karesinde Hatipoğlu, Bahat ve Uranbey soyadlarını taşıyan mutlu bir topluluk görmektesiniz.Gelinin solundaki gözlüklü rahmetli Muzaffer Hatipoğlu, gelinin sağındaki rahmetli Duran Bahat.
Gelinin arkasında yer alan ayaktaki Lütfi Bahat, Muzaffer Hatipoğlu'nun eşi dadaş, arkasındaki rahmetli köfteci Mustafa Uranbey ve yanındaki Mehmet Uranbey. Fotoğraf karesinin en sağındaki bayan ise Asiye Kaya'dır.

Hüseyin Tapan


Patalaçların Nuri oğlu Hacı Yunus Tapan'ın ilk hanımı Gülizar'dan üçüncü erkek çocuğu olan Hüseyin Tapan, annesini hatırlayamayacak kadar küçük yaşta kaybetmiştir.  İlkokulu bitirdikten sonra marangoz atelyelerinde çalışarak doğrama ve mobilya ustası olan Hüseyin evli ve 3 çocuk sahibidir. Bir marangoz atelyesinde beraber çalışırken heveslenerek aldığımız bağlama ile gelecek günlere bir anı kalmak üzere Hüseyin Tapan'ı bağlama icra ederken görmektesiniz. Emekliye ayrılmış olup,  ailesi ile birlikte halen Ankara'da yaşamaktadır.


Fotoğraf karesinin sol tarafında yer alan çiçek desen gömlekli Hüseyin Tapan, sağ taraftaki çizgili gömlekli ben Recep Altun.  Belediyenin istimlak ederek elimizden aldığı Orta Mahalle, Eski Müderris Sokağında ki karşılıklı evlerde ikamet eden iki komşu çocuklarıyız.  O günler bir bambaşka idi. İkimiz de askere gitmeden önceki senelerin birinde eski günlerin, gelecek günlere ışık tutan bir hatırası olmak üzere birlikteliğimizi bu fotoğraf karesine taşımıştık.


Ve Hüseyin asker oldu. Kendisi 1955/1 tertip olarak askere gitmişti. Fotoğraf karesinde, Trakya'da ki usta birliğinden bir hatırasını görmektesiniz.

Hüseyin'i Apandist Ameliyatı Sonrası Hastanede Yatarken Görmektesiniz.
                                      

Halil Ulusoy

Aziz Altun                                      Halil Ulusoy

BİNGÖL'DE ZAMAN


Arayanım da yok, soranım da yok,
Gurbetin hasreti, can evimde ok,
Kaderin garibe, ettikleri çok;
Bingöl Dağları’nın doruklarında.

Asker oldum iki sene kışladım,
Efkarlanıp ağlamaya başladım,
Zaman oldu kör talihi taşladım;
Bingöl Dağları’nın, doruklarında.

Rahmetlik babamdan, mektup gelmedi,
Halin nice diye, soran olmadı,
Gadir-kıymet nedir, bilen olmadı;
Bingöl Dağları’nın doruklarında.

Ana yüreğidir, yanar içinden,
Sevgi eğleşmez ki, haklıydı kinden,
Haber ne mümkündü, Hint’ten-Yemen’den;
Bingöl Dağları’nın, doruklarında.

Çatal kazık yere geçmez bildiğim,
Babam iki evli, huzur kör düğüm,
Sağ iken de oluyordu öldüğüm;
Bingöl Dağları’nın, doruklarında…

Halil Ulusoy

Fotoğraf karesinin sağında yer alan gür sakallı Halil Ulusoy, diğeri Aziz Altun. 1948-1950 yılları arasında Bingöl'de beraber askerlik görevlerini yapmışlar. Bingöl'de Zaman isimli şiir Halil Ulusoy'a ait  olup, askerlik arkadaşı Aziz Altun'a gönderdiği  "Bir Tanem"  isimli aşk şiirleri kitabından alınmıştır. 

Halil Ulusoy: 03.11.1927 yılında Afyon'un Sandıklı ilçesine bağlı Kızılören köyünde dünyaya gelmiş olup, emekli polis memurudur. Kendisi şu anda Antalya-Serik'te ikamet etmektedir. Kendisine sevdikleri ile birlikte sağlıklı ve hayırlı bir ömür dileriz.
 
Aziz Altun: 28.07.1928 yılında Kırşehir'in Kaman ilçesinde dünyaya gelmiş olup, emekli esnaftır. Kendisi şu anda Kırşehir-Kaman'da ikamet etmektedir. Kendisine sevdikleri ile birlikte sağlıklı ve hayırlı bir ömür dileriz.

Öğretmen Öğrenci Buluşması

40 Yıl Sonra Öğretmen-Öğrenci Buluşması

Bu fotoğraf karesinde oturarak yer alanlar: Soldaki Etem Kutsigil ve sağdaki öğrencisi Faik Güngör. Ayaktakiler sağdan sola: Turhan Gültekin, Doğan Yeniçerioğlu, Hasan Fehmi Eker, Nurettin Özgönül, Ertuğrul Seyfi, Hamit Tos ve Metin Altın.


Öğle yemeğinin verildiği  Anadolu Öğretmen Lisesi önünde öğretmen ve öğrencilerin toplu bir şekilde yer aldığı fotoğraf karesi.

 
Mavi gömlekli öğrenci Osman Korkmaz, Nejla Akkoç, Muzaffer Akkoç Öğretmenleri Etem Kutsigil'e eski bir fotoğraf karesini gösterirlerken.

 
Yine bu buluşma esnasından bilgisayara yüklenmiş eski fotoğrafları incelerken bir fotoğraf karesini görmektesiniz.

Kaynak: Fotoğraflar http://efestenhaberler.com - Etem Kutsigil

Sabri Önsoyluoğlu



Fotoğraf karesinin çekildiği yer Kaman İmam-Hatip Lisesi binası, yıl 1986. Sandalyede oturan okul müdürü Sabri Önsoyluoğlu, ayaktaki ise okulun memuru Recep Altun. Bir konuyu görüşürlerken diğer bir öğretmen arkadaş tarafından deklanşöre basılmış. Çok iyi bir insan olan Sabri bey, Tokat'lıdır. Allah selamet versin.

Arap Karagöz



Fotoğraf karesinde, "Berber Arap" lakaplı Arap Karagöz ve ailesini görmektesiniz. her ne kadar berber dense de ben Arap amcayı hiç berberlik yaparken görmedim. O her çarşamba günü torunları ile beraber pazar yerine tezgah açardı. Burada tülbent, eşarp, yazma, iç çamaşırı, iğne, iplik vs. pazarlardı. Daha önce de köylerde çerçicilik yaparmış. Bunlar daha çok hak karşılığı köylere giderler ve köylerde seyyar berberlik yaparlarmış. Bir yıl tıraş ederler o yılın sonunda köylü elde ettiği hasadından buğday verirmiş. O zamanın berberleri aynı zamanda diş de çekerlerdi. Ağrıyan dişiniz olduğunda tek müdahale edecek uzman bunlar vardı. Nerede o zamanlar diş doktoru... Hem de ne diş çekerlerdi uyuşturmadan bir düşünsenize. Ayrıca sarılık hastalığınız varsa ve bu gözlerinize sirayet etmişse burnunuzun kaşlarınızla birleştiği yere bir jilet atarak hafifçe keserlerdi. Oradan akan kan, sizi bu göz sarılığından kurtarmış oluyordu. Çünkü bu müdahale aynı bana da rahmetli Arap amca tarafından uygulandı. Hala jilet izi iki kaşımın arasında durur. Daha başka ne uzmanlıkları varsa, ben ancak bu kadarını biliyorum. Belki ufak tefek operasyonları bile yapıyorlardı. Fototğraf karesinde  eşi, gelini, kızı oğlu ve resimde yer almayan bir başka oğlundan torunu yer almaktadır.

Haydar Patır


Fotoğraf karesinde yer alan arkadaşım Haydar Patır, namı diğer "Fandili". Rahmetli Yusuf Patır'ın oğlu.


Haydar İstanbul'a gitti. Aşçılığı öğrenmiş Tahtakale-İstanbul Uzun Çarşı Anadolu Lokantasında çalışırken, İstanbul'da çekilmiş fotoğrafını görmektesiniz.


Haydar'ı asker ağabeyi Necati ile birlikte görmektesiniz.

Enver Karagöz


Fotoğraf karesinde yer alan bizim meşhur Aşık Enver Karagöz'dür. Enver olmak bir ayrıcalıktır. Her kes Enver olamaz! Biz bile Enver olmak için birbirimizle yarışır ederdik. Enver'leşebilmek için onun meşhur kundura tamir dükkanına giderdik. Onun kundura tamir dükkanı hemen evlerinin bitişiğindeydi.

Enver Karagöz'ü aşık eden bendim. Ona bir mandolin vermiştim. Arkadaşım Enver bu mandolin ile müziğe başlamıştı. Daha sonra bağlama çalmaya başlayarak derya deniz oldu bizim Enver.  Hem de bu işi öyle ilerletmişti ki, sazının tüm elektronik devrelerini bizzat kendi imal ederdi. Enver azimli, sabırlı ve işine inat bir ustaydı. Allah selamet versin. Şimdi Kaman'da ikamet etmekte ama, artık kundura tamirciliği ile uğraşmıyor.


Ve Aşık Enver arkadaşımız askere gitti. Acemi birliği Ankara Muhabere Okulunun Tls.Tb.Krp.Bl. idi. Vay Enver'im vay, esas askerlik,  askerden geldikten sonra başlayacaktı. Ama bundan hangimizin haberi oldu ki, Enver'in olsun!..


Enver Karagöz'ün nişanlı olduğu bir dönemde çekilmiş fotoğrafını görmektesiniz. Enver, bağlama işine o kadar hasta olmuştu ki, bağlamanın Aynştayn'ı diyebiliriz. Bu nedenle ona arkadaşları "Aşık" ünvanını vermişlerdi. Kimse Enver diye hitap etmez, hep ona "aşık" diye hitap ederlerdi.


Ve nihayet arkadaşımız Aşık Enver'de evlenerek, bu dünyanın muradına erdi.