Mümtaz Boyacıoğlu


Burası Kırşehir ili Kaman ilçesi Sarıuşağı mahallesi, Kale sokağının girişindeki Boyacıoğullarından Mehmet Çavuşun oğlu,  Emekli Öğretmen Mümtaz Boyacıoğlu'nun kerpiç evinin balkonudur. Çok eski yapı bir ev olup, yaşı da  yüz yıldan fazladır. Mümtaz hocam burasını adeta bir nostalji üssü olarak kullanmaktadır.



Fotoğraf karesinde yer alanları sizlere tanıtmak istiyorum. En sağda ve başköşe de  oturandan başlamayı tercih ettim, çünkü o, bizim Abdal aşiretimizden meşhur davulcu Adem Göçer, ondan sonraki gözlüklü olan ben Recep Altun,  eniştem Behram ve karenin en solunda yer alan  da ev sahibi Mümtaz Boyacıoğlu'dur.

Mümtaz hocam araştırmacı bir yazardır. Aynı zamanda soyadından gelen bir katkı var ki,  fırçayı da  çok iyi tutar. Maharetli ve çalışkan bir öğretmenimizdir. Boş durmayı asla sevmez, araştırmacı ruhu onu asla boş durdurmamıştır. Çok güzel kaleme aldığı şiirileri vardır. Şiirlerini  "Ben Şiirim" isimli bir kitapta toplamıştır. Ayrıca Kaman'ın Abdalları ile ilgili bir araştırma ve incelemesi de hala devam etmektedir.

Hocamın affına sığınarak, şiir kitabından "Baran Dağı" isimli şiirine okunmak üzere aşağıda yer veriyorum.


BARAN DAĞI

Bugün yine, dumanlıdır.
Başın senin, Baran Dağı.
Kurttan, kuştan efkarlıdır,
Başın senin Baran Dağı.

Kışın çoktur, sıcağın az.,
Orman yoktur, otların az.
Tavşan gelmez, neden bir kaz.
Bilmem neden? Baran Dağı.

Ulu kuş dönmez başında.
Keklikler ötmez taşında.
Yar kayıp ondört yaşında.
Bilmem nerde? Baran Dağı.

Mümtaz BOYACIOĞLU

Bunlar Kaman'lı Değil Amerikalı


1950 yılında Kaman hatırası olarak çekilmiş olduğu iddia edilen bu fotoğraf karesinde yer alan ekabir takımını bir türlü çıkaramamıştım.  Ancak, Hırfanlı Baraj inşaatı yapımı ile ilgili gelmiş üst düzey yönetici bürokrat takımı olabilir düşüncesiyle en soldaki beyaz pardesülü vatandaşı birazcık Süleymen Demirel'e benzetmiştim ama, bunun doğrusunu bilmiyorum. Bu bloğu ziyaret edenler, lütfen bu fotoğraf karesi ile ilgili düşüncelerini aşağıdaki ilgili bölüme yorum yazarak bizimle paylaşsınlar lütfen! Hadi kolay gelsin!

AÇIKLAMA: BU fotoğraf karesi asla ne bir Hırfanlı hatırası, ne de Türkiye'de çekilmiş!.. Bu fotoğraf karesi, hani şu Google'ye KAMAN yazıp arama yaptığımızda helikopter araçları resimleri geliyor ya, işte bu helikopter aracının imal edildiği yerin yetkililerine ait bir fotoğrafmış. 

Ama uyanığın biri bu fotoğrafı 1950 Kaman Hatırasıı olarak internet üzerinden pazarlama yapan bir sitede açık arttırma ile satışa çıkarmış. Ben de bu fotoğrafı tesadüfen orada görmüştüm. 


Bir zamanlar Amerikalıların coca-cola içtikleri teneke kutuları Türkiye'ye getirerek bakkal dükkanlarında 25 kuruşa çocuklara kumbara olarak satmadılar mı???...


Aksini iddia edenler varsa, lütfen yorum yazsın!..

Prof. Dr. Atilla Yayla


Artık Sadece Kuş ve Böcekten Konuşacağız!

İzmir’de yaptığı bir konuşmada Atatürk’e hakaret ettiği gerekçesiyle 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan Prof. Dr. Atilla Yayla, İngiliz The Guardian Gazetesine verdiği mülakatta : Türkiye’de ifade özgürlüğü kısıtlamalarını “üzücü” bulduğunu açıkladı. Prof.Yayla, artık siyasi ideolojiler, özgürlükler ve insan hakları yerine, kuşlar ve ağaçlardan konuşmak gerektiğini söyledi. Prof. Yayla, özetle şunları söyledi: “Öğrencilerim sözlerimi dinleme cihazlarına kaydedebilir ve beni şikayet edebilirler. Hayatımı mutsuz ve sıkıntılı sürdüreceğim. Türkiye’de tanınmış bir kişiyim ve dünyanın her yerinde arkadaşlarım olduğundan güvende hissediyorum. Başkaları için ise konuşmak zor olacaktır.”  


03.03.1957 tarihinde Kırşehir ili Kaman ilçesi Kale köyünde doğan Atilla Yayla’nın ilk ve orta tahsilini nerede yaptığını bilmiyoruz, ancak internet kaynaklarından topladığımız bilgilerin ışığı altında yüksek tahsiline Ankara Üniversitesinde başladığını görüyoruz:

1980 yılında, Ankara Üniversitesinde,  ekonomi lisansı,
1980-1982 yıllarında Ankara’da gazetecilik yapmıştır.
1983 yılında, Ankara Üniversitesinde,  kamu yönetimi yüksek lisansı,
1984-1985 yıllarında, A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesinde Araştırma Görevlisi olarak çalışmıştır.
1986 yılında, Ankara Üniversitesinde,  siyaset bilimi doktorasını tamamlamıştır.
1986-1991  Yıllarında,Yardımcı Doçent, SBF, Ankara Üniversitesi
1987-1988 Yıllarında, Müdür Yardımcısı, Türk Demokrasi Vakfı
1991-1992  Yıllarında, Yard. Doçent, Kamu Yönetimi Bölümü, İİBF, Hacettepe Üniversitesi
1992-1995  Yıllarında, Başkan Yardımcısı, Dış Politika Enstitüsü
1997  Yönetim Kurulu Başkanı , Liberal Düşünce Topluluğu Derneği
1992-2000  Doçent, Kamu Yönetimi Bölümü, İİBF, Hacettepe Üniversitesi
2000 Yılında Profesör, Kamu Yönetimi Bölümü, İİBF, Gazi Üniversitesi
2000- Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü Siyaset ve Sosyal Bil. Öğretim Üyesi.

Değerli hemşehrimize çalışmalarında başarılar dileriz.

Ahmet Bektaş


Evet, fotoğrafı buraya yerleştirmekle iş bitmez. Bu fotoğrafın hikayesine, anısına ve her şeyden önce yer alan kişilerin tanıtımına yer vermek gerekiyor. Hikaye ve anısını güçlü bir kaynaktan aldıktan sonra ilave edeceğim. İlave ettiğim de zaten göreceksiniz.

Şimdi fotoğraf karesinde yer alan akrabalarımı tanıtmaya gelince: Sağ ve arka tarafta olanlardan başlayalım. Saçları iki örgülü belikli olan Rahmetli halam Zeynep Bektaş, yanındaki eşi Berber Osmanların Nazir'in oğlu Ahmet Bektaş, yanındaki Ahmet Bektaşın kızkardeşi Hakime, sağ taraftaki oturanlardan tekrar başlayacak olursak:  Babaanne Nazife Bektaş, kucağındaki çocuk Türkay Bektaş,  büyük babaanneleri ve kucağındaki çocuk Cezmi ve  İhsan'ın eşi Rahmetli  kızkardeş Mahmuriye.
Bu fotoğraf karesinde Yüce Allah'ın (c.c.) rahmetine kavuşanlara, Allah'tan rahmetler, sevenlerine ve yakınlarına da sabr-ı cemil ihsan etmesini diliyoruz.