Kaman Ortaokulu

Kaman Ortaokulu 1963 Yılı 1-B Sınıfı Hatırasıdır. 

Kaynak ve Fotoğraf: Hasan Hüseyin Altun

Topçu Şinasi

Doğup büyüme Kaman'lı olup da Şinasi Yılmaz'ı bilmeyen yoktur. Futbolu çok seven Şinasi, diğer namıyla "Topçu Şinasi"nin babası Recep Yılmaz da  ilçenin hatırı sayılı esnaflarındandı. Fotoğraf karesinin sol tarafında ve bacağı üzerinde meşin topu tutan bahsettiğimiz (nam-ı diğer Topçu) Şinasi Yılmaz, ortadaki terzi Aziz ustanın oğlu Hasan Hüseyin Altun'dur. Sağ taraftaki ise, Kaman ilçesinde polis memuru olarak görev yapmakta olan bir polis memurunun oğlu Mustafa'dır. Arkalarında görülen bina ise eski PTT dairesidir. Şu anda burada Kulaksızoğulları'nın konfeksiyon dükkanı yer almaktadır.  Şinasi Yılmaz vefat etmiştir. Cenab-ı Hakk, rahmetiyle muamele eylesin, makamı cennet olsun ve nur içinde yatsın. Futbol adına her şeyini kaybetmişti ama, Kaman'a da futbol adına birşeyler kazandırmıştı.

Fotoğraf karesinin arkasına düşülen nota bakılınca fotoğrafın, 1966 yılı Kasım ayının 27. Pazar günü çekildiği anlaşılmaktadır. 1966 yılından büyük olanlar, o günleri şöyle bir gözlerinin önüne getirip hafızalarını bir yoklasınlar, her şeye rağmen o günlerin, bu günlerden çok daha güzel günler olduklarını hatırlayacaklardır. 

Kaynak ve Fotoğraf: Hasan Hüseyin Altun

Gürbüz Gök


Eski İlköğretim Müdürlerinden rahmetli Ahmet Gök'ün oğlu Kaman-1953 doğumlu Gürbüz Gök'ü Kaman ilçesi Sarıuşağı Mah. Gök Sokaktaki baba evinin balkonunda oturmakta iken görmektesiniz. Yaz mevsimini baba ocağında geçiren Gürbüz, havaların soğumasıyla birlikte kış mevsimini kendi evinde geçirmektedir. Böylelikle kendisine yadigar kalan baba ocağına sahip çıkarak baba ocağını mahzun bırakmamaktadır.

Gürbüz'ün  nüfus kaydındaki ismi Cumhur olup, Kaman Belediyesinden emekli bir memur hemşehrimizdir. Gürbüz'ün baba evi de Kaman Kent Merkezi Kentsel dönüşüm projesi kapsamındadır.

Kamulaştırma Kararı

Sevgili Kaman'lı Hemşehrilerim: Kaman Kent Merkezi Kentsel Dönüşüm Projesi'nin yürütülebilmesi için ihtiyaç duyulan kamulaştırma kararının ilan edildiğine ilişkin Resmi Gazete'de yayınlanan Bakanlar Kurulu Kararı örneği ve kamulaştırmaya giren ada ve parsel numaralarını gösteren liste aşağıda sunulmuştur. Kaman ilçemiz için hayırlı olur inşallah!



1 Ağustos 2012 ÇARŞAMBA
Resmî Gazete
Sayı : 28371
BAKANLAR KURULU KARARI

             Karar Sayısı : 2012/3349
             Kırşehir İli, Kaman İlçesinde yürütülen “Kaman Kent Merkezi Kentsel Dönüşüm Projesi” kapsamında ekli listede bulundukları mahalle ile ada ve parsel numaraları gösterilen taşınmazların Kaman Belediyesi tarafından acele kamulaştırılması; İçişleri Bakanlığının 5/6/2012 tarihli ve 15129 sayılı yazısı üzerine, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27 nci maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 25/6/2012 tarihinde kararlaştırılmıştır.
                                                                                              


Büyük Görmek İçin Üzerine Tıklayın

Neşet Ertaş'ı Kaybettik!

Değerli Hemşehrimiz Halk Ozanı Neşet Ertaş
Neşet Ertaş türkü demek; binlerce yıldır söyleyen ve söylenecek olan... Neşet Ertaş bağlama demek; binlerce yıldır çalınan ve çalınacak olan... Kırk yıldır ismi türkü ve bağlama ile özdeşleşmiş Neşet Ertaş'ın yoksulluk, gurbet ve ayrılıklarla dolu hayat hikayesi 1938'de Kırtıllar Köyünde başlar. Anası Keskin'in Hacelobası köyünden Döne, babası Yağmurlu Büyükoba'dan Muharrem Ertaş... Baba Ertaş, orta Anadolu Türkmen/Abdal Müziği geleneğinin bilinen en güçlü temsilcilerinden biri ve gelmiş geçmiş en büyük bozlak ustasıdır.

"Yağmurlu Büyükoba, Hacelobası, Kırtıllar, İkibikli, Tezrek, Barak, Kırıksoku, Kaman, Keskin, Kırıkkale, Yerköy ve Çiçekdağı...
Buralar, asırlar öncesinin gezginci ozanlık geleneğini sürdürürcesine köy köy gezen Baba Ertaş'ın çocukluk ve ilk gençlik yılları, başta Kırşehir Ve Yozgat'a ait bu köyler olmak üzere çevre il ve ilçelerde babası ile düğün çalarak geçer.

Bozkırın tezenesi, halk ozanı Neşet Ertaş, hayatını anlattığı bir şiirinde şöyle der:


"Dizinde sızıydı anamın derdi
Tokacı saz yaptı elime verdi
Yeni bitirmiştim üç ile dördü

Baban gibi sazcı oldun dediler"

Derken bir gün elinde sazı, cebinde iki buçuk lirayla ver elini Ankara diyerek Kırşehir'den ayrılır. Ankara, İstanbul, kısa bir süre için tekrar Kırşehir ve nihayet hiç bitmeyecek bir gurbet hayatına başlamak üzere tekrar Ankara... Gazinolar, pavyonlar, eğlence yerleri, düğünler ve konserler... Ve turneler;  Anadolu turneleri, Sarısözen'in tabiri ile "Kırşehir'li mahalli sanatçısı" Neşet Ertaş, 1960'ların sonlarına doğru artık yurdun dört bir tarafında zevkle dinlenen ve herkesin sevdiği bir sanatçı olmuştur. O'nun türküleri ortanadolu bozkırlarının bin yıllık hüznünü anlatır lisan-ı hal ile. İşte bunun için, "türkü" denince o'nun o gür, parlak ve bir o Kadar da içli ve duygulu sesiyle söylediği yürek burkan ezgileri gelir aklımıza. 

Bağlama denince de o'nun elinde adeta sihirli bir alet haline gelen bin yıllık sazımız akla gelir hemen. 1976 yılında geçirdi ani bir rahatsızlığın tedavisi için Almanya'ya gider ve iyileştikten sonra sanatçı olarak oturma izni alıp orada kalır. Yirmi üç yıldır  "Alaman gurbetinde", ülkesine insanlarına duyduğu aşkla çalıp söylemektedir.

Bir sanatçıyı tanımanın en iyi yolu, hele de bu Neşet Ertaş gibi türküler de hep kendini anlatan, kendi ruh ve gönül macerasını saza, söze döken bir usta ise, en güzeli sanatçının kendisini dinlemek. Neşet Ertaş, sazı türküye; türküyü saza o kadar yakıştırır ve yakınlaştırır ki, dinleyenlere derin iç çekmek ya da göğüs geçirmek kalırdı.


...Ve bu büyük ustayı, değerli hemşehrimizi, 25 Eylül 2012 Salı günü sabah saat, 08:45 sularında tedavi görmekte olduğu İzmir'de 74 yaşında iken kaybettik. Acımız büyüktür. Anadolu bozkırının tezenesi bu büyük ustaya Cenab'ı Allah'tan rahmet, yakınlarına ve tüm sevenlerine başsağlığı dileriz. 

Recep Altun

Yukarı Çiftlik Köyü

Yukarı Çiftlik Köyünün Girişinden Bir görünüm
Yukarı Çiftlik Köyünün Çıkışından Bir Görünüm
Nazır Tekeli
Nazır Tekeli'nin Ceviz Bahçesinden Bir Görünüm
Ceviz Bahçesindeki Ceviz Ağaçları
Ceviz Bahçesinden Bir Başka Görünüm
Ceviz Bahçesinden Değişik Bir Görünüm
Yukarı Çiftlik Sulama Göleti
Nazır Tekeli İle Sulama Göleti Yolunda
Sulama Göletinden Bir Görünüm
Sulama Göletinden Değişik Bir Görünüm
Sulama Göletinden Değişik Bir Görünüm
Nazır Tekeli Sulama Göleti Önünde
Sulama Göletinden Yansıyanlar
Sulama Göletinin Dolgu Kısmından Bir Görünüm
Sulama Göletinden Değişik Bir Görünüm
Göletin Sağ Tarafındali Söğüt Ağaçları
Göletin Sağ Tarafından Bir Görünüm
Göletin Güzelliğine Doyum Olmuyor.
Göletin Dolgu Tarafından Değişik Bir Görüntü
Nazır Tekeli Dolgu Tarafında
Göletin Altındaki Ağaçlıklardan Bir Görünüm
Göletin Dolgu Üstünden Bir Görünümü
Göletin Dolgu Üstünden Değişik Bir Görünüm
Göletten Ayrılırken Yol Üstündeki İsmail ve Latife Memiş Hayratı Çeşme



Aziz Orman































28 Aralık 2011 gecesi düzenlenen hava operasyonunda ölen 34 kişinin ailelerini, Şırnak'ın Uludere ilçesine bağlı Gülyazı köyünde BDP Genel Başkan Yardımcısı Gülten Kışanak, Mardin Bağımsız Milletvekili Ahmet Türk'ün de aralarında bulunduğu milletvekillerinin ziyareti öncesi köyde güvenliği sağlamak üzere görevlendirilen askerleri taşıyan korucu Mehdi Tosun yönetimindeki sivil minübüs köye 200 metre kala virajı alamayarak yaklaşık 75 metrelik uçuruma yuvarlandı.

21.08.2012 Salı günü saat:10.30 sularında meydana gelen elim trafik kazasında, uzman çavuşlardan:Aziz Orman, Süleyman Topal, Selahattin Recep Güç, Gökhan Dokur, Altan Ceyhan, Ali Doğan, Murat Ustaoğlu, Osman Çelik ve Atakan Çiller ile  köy korucusu ve aynı zamanda araç şoförü Mehdi Tosun şehid düşmüşlerdir. Kazada şoför köy korucusunun çocuğu ile 4 asker de yaralandı.

Hacı oğlu Dönüş'ten olma Kaman-1986 doğumlu şehidimiz Aziz Orman'ın eşi (Hemşire) Şenay'dan Egemen Doruk adında (1,5 yaşında) bir ekek çocuğu olan Aziz Şehidimiz,  22 Ağustos 2012 Çarşamba günü öğle namazını müteakip Yelek belde mezarlığında toprağa verildi.

Tüm şehidlerimizle birlikte şehidimiz Aziz Orman'a Cenab-ı Allah lütfuyla, merhametiyle ve rahmetiyle muamele eylesin.  Kederli ailesine ve ülkemize başsağlığı dileriz. Dayanılması çok güç olan bu acı karşısında ailesine, yakınlarına ve sevenlerine Cenab-ı Hakk, sabr-ı cemil ihsan eylesin.

Bugünün Cumhuriyet Türkiye'si terörle mücadelede ulusal şartlardan daha çok, uluslararası şartlara bağımlı hale gelmiştir. Bu ciddi bir gelişmedir ve bu gelişmenin önemli sonuçları da olacaktır.

Bu bağlamda, kimse deve kuşu gibi kafasını kuma gömmesin. Bugün Türkiye, kendisine doğrudan terör ihraç eden ülkeler tarafından kuşatılmış durumdadır.

Recep Altun

Lütfi Bahadır

Kaman Orta Mahallesi Kürdoğulları eşrafından Mustafa oğlu, Vahibe'den olma 06.02.1926 Kaman doğumlu Lütfi Bahadır, 22 Haziran 2012 Cuma günü vefat etmiştir. Merhum Lütfi Bahadır'a, Cenab-ı Hakk'tan rahmetiyle muamele eylemesini niyaz ederiz. Yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı dileklerimizle birlikte ailesine Yüce Allah'tan sabr-ı cemil ihsan etmesini niyaz ederiz.

Emine Altun


Sarıuşağı Mahallesinden, Boyacıoğullarından Dadon Yusuf'un kızı ve Köseoğullarından Mikdat oğlu Kemal Altun'un eşi Emine Altun; 72 yaşında iken, 19 Haziran 2012 Salı günü vefat etmiştir. Kendisine Cenab-ı Hakk'tan rahmet, ailesi ve yakınlarına başsağlığı ve sabr-ı cemil dileriz.

NOT: Merhume, 19 Haziran 2012 Salı günü öğle namazını müteakiben, Cuma Mah. Mezarlığına defnedilmiştir.

Eski Pazar Yeri

1965'li yıllara ait, Kaman eski pazar yerinden bir görünüm.

FOTOĞRAF: 1965'li yıllarda Kaman Ortaokulunda öğretmenlik yapmış emekli bir bayan öğretmenden alınmıştır. 

Susam

Köseoğulların İbrahim Oğlu Aziz Altun (19 Mayıs 2012)
Aziz Altun'un İkametinden Bir Görünüm (19 Mayıs 2012)
Aziz Altun'un Bahçesindeki Susamlar (19 Mayıs 2012)
Evinin Önündeki Can Eriği (19 Mayıs 2012)
Bahçesindeki Susamlar (19 Mayıs 2012)
Bahçesindeki Kırmızı Gül ile Susamlar (19 Mayıs 2012)

Aziz Altun'un Sarıuşağı Mahallesi, Müderris sokak üzerinde bulunan eski evi, bundan tam 26 yıl önce 1986 yılında açık pazar yeri yapılmak suretiyle diğer komşularının evleri ile birlikte Kaman Belediyesi tarafından istimlak edilmişti. İstimlak edilen evinin bahçesindeki susamlar, buradaki yeni evinin bahçesine nakledilmişlerdi. Şu anda ikamet ettiği ev; hatırası çok büyük ve aziz olan eski evinin yerini asla tutamadı. Bu nedenle eski evi yıkıp tüm komşularını hallaç pamuğu gibi oraya buraya dağıtan Kaman Belediyesi'nin o zamanki başkan ve üyeleri; istimlak işindeki adaletsizlikleri ile ev sahiplerini mağdur ettikleri için, Cenab-ı Hakk'a havale edilmişlerdir...

İstimlak Edilen Eski Evden Bir Görünüm

3 Mayıs Türkçülük Günü


3 Mayıs 1944'de bir avuç Türk aydını dönemin iktidarı tarafından nizam düşmanlığı ve ırkçılık gibi suçlamaları ile zulme uğramış, Türk tarihine Türkçülük-Turancılık mahkemeleri olarak geçen kara sayfalar yazılmıştır. Türk milliyetçileri iftiralara, baskılara ve suçlamalara rağmen Türklük şuurundan, Türkiye sevdasından ve Türk birliği ülküsünden vazgeçmemişlerdir. Kurulan mahkemelerin sonunda şerefli bir mücadele verildiği tescil edilmiş ve 3 Mayıs Türkçülük Günü olarak tarihe geçmiştir. 

Bu davalar gelenekten geleceğe Ziya Gökalp, Nihal Atsız, Mümtaz Turhan, Alparslan Türkeş, Erol Güngör ve daha nice fikir ve siyaset adamını Türk milletinin maddi varlığında buluşturmuş, ülkenin bölünmez bütünlüğü, varlık ve bekası için sönmez bir inanç meşalesini yakmıştır. 

Türk milletini her türlü emperyalizmden korumak için inandıkları fikirleri, değerleri ve doğruları haykıran Türk milliyetçilerinin verdikleri bu mücadele, bugün daha net bir şekilde anlaşılmaktadır. Bugün Türkiye, etnik milliyetçilikleri körükleyen ve Türk kimliğini her fırsatta reddeden bir siyasi anlayışla idare edilmektedir. "Türküm" diyemeyenlerin, Türklük şuurunu sorgulamaya açanların, Türk olmaktan gurur duyanları ırkçılıkla suçlayanların 'aydın' sayıldığı günümüzde, 3 Mayıs'a sebep olan zihniyet yeniden hortlamıştır. 

Bu vesileyle, 3 Mayıs Türkçülük Günü, bütün Türk Milletine ve dünya Türklüğüne kutlu olsun!